canada pharmacy online cialis - cialis - viagra timing

Kedi ve Köpekte Dolaşım Sistemi

Kedi ve Köpekte Dolaşım Sistemi

Kedi ve köpeklerde iyi gelişmiş bir kapalı dolaşım sistemi vardır. Bu sistem, kalp, atardamarlar, toplardamarlar ve kılcal damarlardan meydana gelmiştir. Kan bu sistem içinde vücudun en uç kısımlarındaki hücre ve dokulara kadar ulaşır.
1.Kalbin Yapısı ve Çalışması

Kalp, evcil hayvanlarda göğüs boşluğunda iki akciğerin arasında ve göğüs kemiğinin hemen üstünde yer alır. Yaş ilerledikçe kalbin ağırlığı ve büyüklüğü artar. Kalp, üstte bir kulakçık, altta iki karıncık olmak üzere dört odacıktır. Ortadan tam bir perde ile sağ ve sol bölüm olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Sağ bölümde sağ kulakçık ve karıncık bulunur. Bu iki odacık üçlü kapakçıkla birbirini açılır. Sağ kulakçığa ön ana toplardamar ile ana toplardamar bağlanır. Sağ karıncıktan ise akciğer atardamarı çıkar.
Kalbin sol bölümü, sol kulakçık ve sol karıncıktan meydana gelmiştir. İki odacık arasında ikili kapakçık taşıyan bir açıklık vardır. Sol karıncıktan kalbin en büyükdamarlarından biri olan aort atardamarı çıkar. Sol kulakçığa ise akciğer toplardamarları bağlanır. Kalbin çalışması, kalp kasının kasılıp ve gevşemesi ile olur. Kulakçık ve karıncıkların kasılıp gevşemesi kanın hareketi için itici bir güç oluşturur. Kulakçık ve karıncıkların kasılıp gevşemesi birbirine zıttır, yani kulakçıklar kasılırken karıncıklar gevşeme durumuna geçer. Kalbin her odacığı kasılma sırasında içindeki kanı pompalar. Gevşeme anında ise kanla dolar. Kulakçıkların gevşeme sırasında, toplardamarlarla gelen kan bütün kulakçığa dolar. Kanın yaptığı basıncı ile kulakçık ve karıncıklar arasındaki kapaklar, karıncık yönünde açılır ve kan pasif çalışarak karıncıklara akmaya başlar. Hemen sonra, kulakçık kasılma durumuna geçerek içindeki kanı tamamen karıncıklara boşaltır. Kanla dolan karıncıklar kasılarak, içindeki kanı kalbin üst bölgesine doğru pompalar. Bu esnada kulakçıklar ile karıncıklar arasındaki kapakçıklar kapanır, atardamarların başlangıcındaki kapaklar açılır. Böylece karıncıklardaki sıkışan kan kulakçıklara geri dönmeden atar damarlara geçer. Kulakçıklar da yeniden gevşeme durumuna alarak kanla dolmaya hazır hale gelir. Her kalp atışı bir kasılma ile bir gevşemeden ibarettir. Her bir kalp atışı yaklaşık 0,8 sn sürer. Bunun 0,15 sn kulakçıklar, 0,25 sn.inde karıncıklar kasılır. Geri kalan 0,40 sn süre de ise kalp dinlenir. Her kalp atışı ile kalpten yaklaşık 40 ml kan damarlara pompalanır. Kalp atışının hızı, sadece kalbin kendi özelliğinden gelen etkilerle değil; ayrıca sinirler, hormonlar ve sıcaklıklarla da değişir.

2.Kan Damarlarının Yapısı ve Ozellikleri
Dolaşım sisteminde atar damarlar, toplardamarlar ve kılcal damarlar olmak üzere üçe ayrılır.

a)Atardamarlar:
Kanı kalpten diğer organlara taşıyan damardır. Kalbin karıncıklarından çıkan damarlara, aort ve akciğer atardamarı denir. Atardamarların duvarları esnek ve sağlamdır. Aort atar damarının oldukça kalın duvarları vardır. Duvarları kalın olan bu damarların esneklikleri de fazladır. Bu esneklik kanın hareketini kolaylaştırır. Akciğer atar damarı dışındakiler oksijence zengin temiz kanı vücuda taşır. Akciğer atar damarı ise karbondioksiti fazla olan kirli kanı temizlenmek üzere akciğerlere taşır.

b) Toplardamarlar:
Vücutta toplanan kanı kalbin kulakçıklarına getiren damarlardır. Kalbe bağlananları, akciğer toplardamarları ile ön ve arka ana toplardamarlarıdır. Vücudun arka kısımlarındaki toplardamarlarda, öne doğru açılan tek yönlü kapakçıklar bulunur. Bu kapakçıklar geri dönmesini engelleyerek kalbe doğru hareketini kolaylaştırır. Akciğer toplar damarı hariç hepsi karbondioksit miktarı fazla olan kirli kan taşırlar. Akciğer toplardamarları ise akciğerlerde temizlenen kanı kalbin sol kulacığına getirir.

c)Kılcal Damarlar:
Atar damarlarla, toplardamarları birbirine bağlarlar. Kılcal damarların çapı çok küçük olup, dokular arasında geniş bir yüzey oluşturacak şekilde dallanmışlardır. Kan ile doku hücreleri arasındaki bütün madde (besin, gaz ve metobolizma) alışverişi kılcal damarlarla olur.

3.Kanın Yapısı ve Görevleri
Kan, plazma denilen bir sıvı kısım (%55) ile plazma hücrelerinden (%45) meydana gelmiştir. İnsanda alyuvar(eritrosit), akyuvar (lökosit) ve kan pulcukları olmak üzere üç çeşittir.

a)Alyuvarlar:
Plazmada en fazla bulunan, ortası çukur, çekirdeksiz hücrelerdir. En çok kemik iliğinde, gerektiğinde karaciğer ve dalakta üretilebilir. karaciğer ve dalak yaşlı alyuvarları da parçalar. Yapılarında oksğen ve karbondioksit taşınmasında görev yapan hemoglobin bulunur. Her alyuvarda yaklaşık 280 milyon hemoglobin bulunur. Hemoglobin sadece kana ve alyuvarlara kırmızı bir renk vermekle kalmaz, ayrıca diğer özel proteinlerle birlikte kan ve vücutta sıvısının asit baz dengesini kurar. Alyuvarlar, kan grubu antıjenlerini de bulundururlar. Alyuvarlar yapısında bulundurdukları hemoglobin sayesinde solunum gazlarının taşınmasını sağlar.

b)Akyuvarlar:
Belirli şekilleri olmayan, çekirdekli, beyaz kan hücreleridir. Kırmızı kemik iliğinde, lenf dönüşümlerinde ve lenfoid organlarda üretilirler. 1 mm3 kanda ortalama 7.000 kadar bulunurlar. Herhangi bir hastalık anında kandaki sayıları artar. Sitoplazmalarında tanecikleri (granüller) bulunup bulunmamasına göre çeşitli akyuvarlar ayırt edilir. Granülsüz olanlar lenfosit ve monositlerdir. Granüllü olanlar ise nötrofiler, eozinofiller ve bazofillerdir. Akyuvarlar, amip gibi aktif hareketli hücrelerdir. Hastalık yapıcı bakterilere karşı vücudu korurlar. Özellikle lenf düğümlerinde mikropları fagositozla yutarlar. Hatta bazı akyuvarlar amispi hareketlerle kılcal damarlardan çıkarak doku aralarına da girerek aynı işi yaparlar.

c) Kan pulcukları
Gerçek hücreler değildir. Renksiz ve çekirdeksiz olup, kemiğin iliğinin büyük hücrelerinden kopan parçacıklardır. 1 mm3 kanda ortalama 300 bin kadar bulunur. Kanın pıhtılaşması için gerekli olan özel bir protein oluştururlar.
d)Kan plazması:
Kanın %55 ‘ini oluşturan sıvı kısımdır. Plazma vücudun çeşitli bölümleri arasında madde taşınması ve madde geçişine yardım eden hafif bazik (PH ~7,4) bir sıvıdır. Plazmanın bileşiminde %90-92 su, %7-8 kan proteinleri bulunur. Geri kalan kısmın içeriği çok değişkendir. Bu kısım içinde hormonlar , antikorlar , besin monomerleri, büyük moleküllü besinler, vitaminler, madensel tuzlar ve azotlu artıklar yer alır.

4. Kan Dolaşımı
Dolaşım sistemi , kandaki amino asitleri, yağ asitleri , glikoz gibi besleyici maddeleri ve oksijeni yeni vücut dokularına götürür .metabolizma sonucu dokularda meydana gelen artık maddelerde, hücrelerden kana geçerek boşaltım organına taşınır. Dolaşım sistemi ile sadece besleyici madde oksijen ve metabolizma atıkları taşınmaz. Ayrıca iç salgı bezlerinin salgıladığı hormonlar da kanla, ilgili organlara ulaştırılır. Böylece, kan dolaşımı ile vücudun çeşitli faaliyetlerin yürütülmesi ve düzenlenmesi sağlanmış olur.

Kan dolaşımı, büyük ve küçük dolaşım sistemi olarak ikiye ayrılır. Bu sistemlerde kirli ve temiz kan ayrı ayrı dolaşır.

a) Büyük Kan Dolaşımı:
Sol karıncıktan başlar, sağ kulakçıkta sona erer. Karıncıkların kasılması ile sol karıncıktaki temiz kan sol karıncıktan aorta pompalanır. Aort damarı, sola doğru bir yay çizerek ikiye ayrılır. Öne giden damar baş ve ön bacaklara , arkaya ayrılan da bir çok yan damarlarla mide, Pankreas ve bağırsaklar gibi bütün iç organlara ve bacaklara yayılır. Doku ve organlara ulaşan bu damarlar, çok sayıda kılcal damarlara bağlanır.
Bütün madde alışverişi, bu kılcallarda akan kan ile doku hücresi arasında olur. Özellikle temiz kandaki oksijen dokulara, karbondioksit ise dokulardan kana geçer. Kirlenen kan, kılcallardan toplardamarlara ile itilir. Vücudun arka bölgesinden toplanan kan damarları arka ana toplar damarda, ön bölgesinde toplanan da ön ana toplardamarla birleşir. Kirli kan bu iki damarla kalbin sağ kulakçığına dökülür.

b) Küçük Kan Dolaşımı:
Sağ karıncıktan başlar, sol kanıncıkta sona erer. Büyük kan dolaşımı ile sağ kulakçığa dolan kirli kan buradan sağ karıncığa geçer ve karıncıkların kasılması ile kirli kan sağ karıncıktan akciğer atar damarlarına pompalar. Akciğer atar damarı kalpten çıktıktan sonra ikiye ayrılarak sağ ve sol akciğerlere kollar gönderilir. Akciğerleri giren bu damarlar alveollerin çeperinde kılcallara ayrılır. Burada kirli kandaki karbondioksit alveollere, alveollerdeki oksijen ise kana geçer. Temizlenen kan, her akciğerden ikişer tane olmak üzere dört akciğer toplardamarı ile kalbin sol kulakçığına döner.

5.Doku Sıvısı ve Lenf Sistemi
Doku sıvısı kan plazmasının kılcallardan, doku hücreleri arasındaki boşluklara kontrollü olarak sızması ile meydana gelir. Bu sıvıda kılcalların duvarından geçebilen küçük moleküllü proteinler, glikoz, amino asit gibi besinler ve sodyum, klor gibi ıyonlar bulunur. Doku sıvısı, az miktarda olmasına rağmen, vücutta geniş bir alana yayılmıştır. Bütün hücreler her türlü madde alış-verişini bu sıvı ile yaparlar.

Kılcallanın dışarı doğru sıvı çıkışı, fazla olduğundan plazma proteinlerin yaklaşık %4 bir saatte doku sıvısına geçer. Bu kaybı önlemek için doku sıvısına geçen fazla plazma, ikinci bir taşıma sistemi olan lenf sistemi ile tekrar kan dolaşımına döner.
Lenf Sistemi, lenf damarları, lenf düğümleri, lenf kılcalarını ve lenfoit organlardan meydana gelmiştir. Lenf damarlarıyla taşınan ve içinde akyuvarlar bulunan doku sıvısına lenf denir. Bu sıvıda alyuvar yoktur. Kan damarlarına göre ince duyarlı yapılmış olan lenf damarları, dokular arasındaki alanlara yayılmış olan kapalı uçlu lenf kılcallara kolayca geçer. Doku sıvısı, çok geçirgen olan bu kılcallara kolayca geçebilir. Lenf kılcalları daha büyük lenf damarlarına bağlanır. Bu damarlar, tıpkı toplardamarlarda olduğu gibi, kanın geriye akışını önleyen tek yönlü kapakçıklara sahiptir. Lenf sıvısının hareketi kanın hareketine göre oldukça yavaştın. Çünkü lenfe basınç yapan özel bir kalp ve atardamar yoktur. Lenf sıvısının hareketi kalbin negatif emme bacıncı ile iskelet kasların lenfdamarlarını sıkıştırmasıyla sağlanır. Lenf düğümlerini, lenfdamarlarının dolaşım sistemi ile birleştiği yerlerde bulunan özel hücre kümeleridir. Bu yapılarda lenfosit adı verilen akyuvarlar meydana gelir. Lenf sıvısı, lenf düğümlerinin dar ve kıvrımlı kanallarından geçerken, içinde bulunan bakterileri burada bırakır ve bakteriler lenf düğümlerinde şişme meydana gelir. Örneğin, iltihabik durumlarda bademciklerin şişmesi gibidir.

6.Kan ve Hücreler Arasında Sıvı Alış Verişi
Vücut hücreleri, doku sıvısından oluşan bir ortamda yaşarlar. Kan ile hücreler arasındaki sıvı alışverişi bu ortam aracıyla ile olur. Atar damarların kılcal damarlarında birleştiği yerlerde kan basıncı yüksek olduğu için damarlarda bulunan besinler, oksijen ve hormonlar difüzyonla doku sıvısına, oradan da hücrelere dağılırlar.

Kediniz Bir Tık Kadar Yakında
Hayvanlar Alemi'nin En'leri