canada pharmacy online cialis - cialis - viagra timing

İlk Yardım

Central Ohio Pet First Aid & CPR

İlkyardım, hasta ve yaralılara asıl tedavi başlayıncaya veya tedavi ihtiyacı ortadan kalkıncaya kadar yapılan sınırlı müdahalelerdir. Tıp personeli olmayan kişilerce de yapılabilir. İlkyardım genellikle basit, kolay öğrenilen, az sayıda teçhizatla uygulanabilen ama bazen hayat kurtarabilen yöntemlerin kullanılmasına dayanır.

Petlerimiz hiç büyümeyen birer çocuk olduklarından küçük veya büyük kazaların başımızına gelmesi her zaman olasıdır. Kazalara karşı her zaman hazırlıklı olmak gerçekten büyük önem taşır. Böyle bir durumda doktorunuza ulaşamama ihtimaline karşı birkaç veteriner klinik ya da hastanenin ulaşım bilgisini hazırda tutunuz ve ilk yardımın her zaman bir veteriner hekim tarafından uygulanmasını en doğru yöntem olduğunu unutmayınız. Bir profesyonele ulaşıncaya kadar, ilk yardım kitini yanınızda bulundurunuz.

Hasta veya yaralı hayvanlara her zaman dikkatli, sakin ve yavaş bir şekilde yaklaşın. Bu sizin başka durumlarda asla saldırgan olmayan pet’iniz bile olsa acıdan veya korkudan dolayı saldırabilir. Kedi veya köpek ısırıkları ciddi yaralanmalardır; böyle bir durumun oluşması size verdiği zararın yanı sıra ciddi bir zaman kaybı demektir. Hayvanın duruşuna ve ifadelerine, özellikle hayvanın yüzüne, kulağına, kuyruğuna, postuna ve vücuduna göz kulak olun hayvana yaklaşırken çıkarılan sesleri dinleyin. Hayvanın elinizin arkasını koklamasına izin verin, tepkilerini dikkatlice izleyin, her durumda sizi görmesini sağlayacak şekilde davranın.
Hırıltı, omuz ve sırttaki tüylerin dik durması, dişlerini göstererek hırlamada ve üst dudakların yukarı kalkması, kulakların öne doğru eğilmesi kuyruğun hafifçe sallanması, kulaklar dümdüz başın arkasında yapışması, kuyruğun bacakların arkasında durması ve hırlama, tedirginlik ya da olası saldırganlığın göstergesi olabilir.

Kedi kulaklarını başına doğru düzleştirerek çömelir, hayvanın salyası akabilir veya tükürebilir. Arka kısmı ve kuyruk yukarıda, kemerli bir durum kendisini gösterebilir. Tüyleri kabarır ve kedi tıslar. Başka bir agresif tablo ise kedi kuyruğu ve başı aşağıya doğru, ayak parmakları üzerinde, tüylerin bir kısmı kalkmış kulakları kalkık, ya da kulaklarını her iki yana çekmesiyle kendini gösterir. Bıyıklar öne doğrudur ve pençeleri çıkmıştır. Bu davranışlardan herhangi biri bir kedinin veya köpeğin ısırmaya yeltenmesiyle sonuçlanabilir. Bu uyarıcı işaretleri gösteren bir hayvana bir tedavi uygulamayın. gene de mutlaka yaklaşmanız gerekiyorsa, size zarar vermesini engellemek için ağızlık kullanabilir ya da ikinci bir kişiden yardım alabilirsiniz.

Isırık Yaraları

Yarayı temiz olup olmadığı, üzerine yabancı maddelerin yapışıp yapışmadığı ile ilgili kontrol edin.Eğer kirli ve geniş bir yara ise, izotonik tuzlu bir solusyonla, bu mümkün değilde temiz suyla yıkayın. Temizlenmiş olan yarayı tekrar kirlenmesini engellemek için sarın, bunun için bir sargı bezi ya da en azından temiz bir kumaş parçası kullanabilirsiniz. Kanama söz konusu ise sıkıca bastırın ve kesinlikle turnike uygulamayın. Eldiven takma şansınız varsa mutlaka eldiven giyin. Küçük bir ısırık yarası da olsa, genellikle enfeksiyon yaralarında enfeksiyon geliştiğinden veteriner hekiminize muayene ettirin.

Kanamalar

Kanama, tartışmasız, pet’inizin başına gelebilecek en belli başlı acil sorunlardan biridir. Kanama mutlaka kısa sürede belirlenmeli ve ciddiyeti değerlendirilerek, kontrol altına alınmalıdır. Kanın damar dışına çıkmasına KANAMA (HEMORAJİ) denir. İç ve dış kanama olmak üzere ikiye ayrılır.

İç kanamalar gözle görülemediklerinden, belirlenmeleri ve en kısa zamanda hastaneye ulaştırılmaları önemlidir. Halbuki dış kanamalar gözle görülebilir ve durdurulma yöntemleri ile kontrol altına alınabilirler. Kanama başlangıçta halsizlik yapar, eğer kontrol altına alınmazsa şok ve ölüm gelişebilir.

Normal bir köpeğin vücut ağırlığının ortalama 1/10 ila 1/13’ ünü kan oluşturmaktadır. 30 kg’ lık köpekte 2.5-3 lt civarında kan bulunduğu varsayılmaktadır. % 10 oranındaki kan kaybı oldukça tehlikelidir.

Kanamaların Sınıflandırılması :

I- Kanamanın meydana geldiği yere göre :

1- İç kanama
2- Dış kanama

II- Kanayan damarın cinsine göre :

1- Atardamar (arter) kanaması : Parlak kırmızı renklidir, kalp atımı ile eşzamanlı fışkırır
2- Toplardamar (ven) kanaması : Koyu kırmızı renklidir, devamlı akar
3- Kılcaldamar (kapiller) kanaması : Devamlı, yavaş, sızıntı şeklinde akar.

Kısa sürede fazla miktarda kan kaybını vücut dengeleyemez ve şok gelişir. Oysa az miktarda ve uzun zaman süresi içindeki kan kaybını vücut kısmen de olsa dengeleyebilmektedir.

1- İÇ KANAMA

İç kanamanın vücut dışında en sık görülen belirtileri ezikler ve çürüklerdir. Bu belirtiler yumuşak doku içine kanama olduğunun göstergesidir. İç kanamalar, gözle görülemeyen kanamalar olmasına rağmen, dışa açılan bir iç organda meydana gelmişse, daha kolay ve çabuk fark edilirler; örneğin : mide, akciğer, böbrek kanamalarında olduğu gibi. İç kanamayı düşündüren bulgular genellikle hipovolemik şoka ait bulgulardır.

İç kanama bulguları :

– Nabız zayıf ve süratlidir, köpek ve kedilerde nabız kasıktan alınabilir, normal fizyolojik değerler için tıklayınız.
– Deri soğuk ve nemlidir. (yapışkandır)
– Gözler donuk, gözbebekleri genişlemiş ve ışık refleksi zayıftır.
– Hastada genelde susuzluk hissi ve huzursuzluk vardır.
– Bulantı, kusma olabilir.
– Geç bulgu: Kan basıncı düşer.

İlkyardım: Herhangi bir vurma, çarpma, darbe sonrası kedi veya köpekte bu belirtiler söz konusu olduysa, bu durumda yapılacak en doğru şey, bir an önce veteriner sağlık kuruluşuna ulaşılmalıdır.

2- DIŞ KANAMA

Kanamayı durduran savunma mekanizmaları damarın kesilmesi sonucu hava ile temas edince faaliyete geçerek önce kesilen damar uçlarının büzülmesini sağlarlar. Daha sonra kesik damar uçlarında pıhtı oluşur, pıhtı büyüyerek damarı tıkar ve böylece kanama durur.

Vücuttaki pıhtılaşma mekanizmalarını dokular ve doku sıvıları uyarır. Normalde atardamar ve toplardamardaki kan, aradaki damar duvarı nedeniyle, doku ve doku sıvıları ile temas etmediğinden, damar yaralanmadıkça pıhtılaşma olmaz. Damar yaralandığında, kanama fazla olacağından pıhtılaşma gecikebilir, o nedenle pıhtılaşmayı hızlandırmak için kanama durdurma yöntemlerine başvurulur.

Dış kanamaları durdurma yöntemleri :

– Parmakla basınç
– Basınçlı sargı
– Yaranın üstünde yer alan artere / damar köküne basınç (femoral arter, brakial arter, temporal arter, vd)

TURNİKE : Diğer yöntemlerle durdurulamayan kanamalarda en son seçenek olarak uygulanmalıdır. Genellikle organ kopmalarında veya derin arter kesilerinde, tek kemikli olan üst kola veya üst bacağa uygulanır. Amaç, kanayan atardamarı, kemik ile deri arasında sıkıştırarak, yaralı yere olan kan akımını engellemektir. Ara ara gevşetilmelidir, aksi halde gangren gelişebilir.İp, tel, ince sert lastik cilde zarar vereceğinden kesinlikle kullanılmaz.
Üçgen sargı bezi, çorap, kravat veya herhangi bir enli kumaş parçası ile turnike yapılabilir.

Turnike en fazla iki saat uygulanabilir. Gevşetme süresi ilk bir saatte 10- 20 dakikada bir, sonraki bir saatte ise 5-10 dakikada bir olmalıdır. Gevşetme süresi turnike uygulanan yerin, yaralı kısma olan uzaklığı ile ters orantı olmalıdır. Mesafe uzunsa, gevşetme süresi kısa olmalıdır. Turnike gevşetildiğinde, lokal basınç yapılmalı ve cilt normal rengine döndüğünde, turnike yine sıkılmalıdır.

DESTEKLEME (ATELLEME) : Yaralı kol veya bacaklardaki kanamaların çoğu, kırılan kemiğin sivri uçları ile kasların yırtılması ya da kırılan kemiğe yakın damarların yırtılması sonucunda meydana gelir. Kol veya bacak sabitlenmezse, hasar ve kanama devam eder. Ekstremitenin (kol veya bacak ) sabitlenmesine destekleme denilmektedir. Kırık kemik uçları kontrol altına alındıklarında kanama da azalacaktır.

EPİSTAKSİS (BURUN KANAMASI) :

Kafatası kırığı, darbe sonucu oluşan yüz yaralanmaları, sinüzit, enfeksiyon, burun anomalisi, yüksek tansiyon, kanama bozuklukları gibi nedenlerle oluşabilir.

İlkyardım:

– Hayvan oturtulur, başı hafif öne eğilir ve burun kanatlarından iki parmakla bastırılır.
– Burna, başın alın bölgesine ve enseye soğuk ıslak bez konarak lokal soğutma ile kanama kontrol altına alınabilir.
– Özellikle karakter olarak hiperaktif ve heyecanlı hayvanların sakinleştirilmesi önemlidir.

SOLUNUM KONTROLÜ:

Diş etlerinde ya da gözü çevreyen dokularda morarma hissettiyseniz mutlaka solunum yolunun açık olup olmadığını kontrol edin, ağzı açarak ulaşabileceğiniz bölgede yabancı cisim varsa alın, ulaşamıyorsanız mümkün olduğu kadar kısa sürede veteriner hekiminizle bağlantıya geçin. Eğer solunum yolunu kendi müdahalenizle açabildiyseniz hissederek ve dinleyerek hastanın nefes alıp almadığı kontrol edilmelidir. Nefes sesinin dinlenmesi. nefesin yüzde hissedilmesi ve akciğer hareketinin gözlemlenmesi solunumun olup olmadığının tespitinde kullanılan metottur. Burnun önüne konan küçük bir aynanın üzerindeki buğulanmayı takip etmek de yardımcı olabilir. Hasta nefes almıyorsa derhal suni solunuma başlanmalıdır.

Evdeki Tehlikeler
Kulakta Yabancı Cisimler